Kasten Yaralama Suçu Nedir? Cezası ve Nitelikli Halleri
Kasten yaralama suçu, bir kişinin başkasının vücuduna acı vermesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olması halinde gündeme gelir. Yumruk veya tekme atılması, bir cisimle vurulması ya da başka bir şekilde kişinin fiziksel bütünlüğüne zarar verilmesi, olayın özelliklerine göre kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilebilir. Yaralamanın ağırlığı, kullanılan araç, mağdurun durumu ve meydana gelen sonuç uygulanacak cezanın belirlenmesi bakımından önem taşır.
Her yaralama olayı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Yaralamanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığı, adli raporlarla belirlenen önemli hususlardan biridir. Bunun yanında yaralamanın kemik kırığına, organ veya duyu işlevinde zayıflamaya ya da kayba, yüzde sabit ize veya hayati tehlikeye neden olması gibi sonuçlar suçun hukuki değerlendirmesini ve yaptırımını etkileyebilir.
Kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı işlenmesi, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmesi, silahla işlenmesi ve kanunda belirtilen diğer bazı durumlar nitelikli hal kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle yalnızca yaralanmanın derecesi değil, fail ile mağdur arasındaki ilişki ve eylemin gerçekleştirilme biçimi de önemlidir.
Kavga sırasında tarafların birbirlerini yaralaması halinde her kişinin eylemi ayrı ayrı değerlendirilir. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden şikâyetçi olması dosyanın kendiliğinden kapanacağı anlamına gelmez. Kavganın nasıl başladığı, ilk saldırının kimden geldiği, tarafların hangi eylemleri gerçekleştirdiği ve yaralanmaların niteliği ceza sorumluluğunun belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Bir saldırıya karşı kendisini veya başkasını korumak amacıyla gerçekleştirilen eylemlerde meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilir. Bunun yanında haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesi halinde haksız tahrik hükümleri gündeme gelebilir. Meşru savunma ile haksız tahrik birbirinden farklı hukuki kurumlardır ve olayın gerçekleşme biçimine göre ayrı ayrı incelenmeleri gerekir.
Kasten yaralama soruşturmalarında adli muayene ve yaralanma raporları önemli deliller arasındadır. Bunun yanında kamera görüntüleri, tanık anlatımları, tarafların mesajları, olay yeri kayıtları ve diğer maddi deliller kavganın veya saldırının nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesinde kullanılabilir. Özellikle kamera kayıtlarının belirli süreler sonunda silinebileceği dikkate alınarak delillerin zamanında korunması önem taşır.
Yaralama suçunun şikâyete bağlı olup olmadığı eylemin niteliğine göre değişebilir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek bazı yaralamalarda şikâyet şartı önem taşırken, suçun nitelikli halleri veya meydana gelen sonucun ağırlığı soruşturma usulünü değiştirebilir. Bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesinin her yaralama dosyasını otomatik olarak sona erdireceği düşünülmemelidir.
Kasten yaralama suçlamasıyla karşılaşan kişi açısından da yalnızca mağdurun yaralanmış olması yeterli bir değerlendirme değildir. Yaralanmaya kimin hangi eyleminin neden olduğu, failin kastı, olayda meşru savunma veya haksız tahrik şartlarının bulunup bulunmadığı ve dosyadaki deliller birlikte incelenmelidir. Özellikle birden fazla kişinin karıştığı kavgalarda her kişinin eylemi ve meydana gelen sonuçla bağlantısı ayrı ayrı belirlenmelidir.